“Jeolojik Hizmet” Sektörünün Geleceği Hakkında

Nereden başlasam bilemiyorum ama önce şu videoyu sonuna kadar izlemenizde fayda var.

Bu videodan anlayacağımız şu, vatandaşa yapılan inşaatlar devam edecek ancak 300 bin müteahhit sayısı 3te birine inecek yani 100bin olacak. bu ne demek ?

Artık mahalle arası inşaatlar eksisi gibi sık olmayacak, müteahit sayısı azalacağına göre müteahitlerin ekürisi olan çoğu inşaat mühendisi bu sektörden ayrılacak, hal böyle olunca bu inşaat mühendisleri ve mimarlara bağlı çalışan onlardan iş alan jeologların da işi bitecek.. Yani demek istiyorum ki zemin etüdü işleri gözle görülür bir şekilde azalacak. Yani, X şehrinde 10 tane jeoloji bürosu zemin etüt işi yapıyorsa artık ya 2 ya 3 büro zemin işi yapacak…

İnşaat sektörünün kurtulması ne kadar sürer bilemem ancak bu belirsizlik ortamında meslektaşlarımız ne yapar onu da bilemem. Ben zaten herkesin yaptığının doğru olmadığına inanan, hiç bişey yapamayan biri olarak dışarıdan bakan bir göz ile neler yapılabileceğini yazmak istiyorum bugün.

Ülke 2016 15 Temmuz – Ağustosundan beri SAVAŞ EKONOMİSİNDE,

Savaş ekonomisindeyiz çünkü Irak, Suriye gibi yerlerde sınır ötesi operasyonlarımız sürüyor. İçeride Kıran operasyonu devam ediyor. Van-Ağrı-Şemdinli-Hakkari gibi zorlu coğrafyalarda askerlerimiz terörist avında.. Suriye’de ise uluslararası işbirlikleriyle sürdürülen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve en son Barış Pınarı operasyonu devam ediyor.. Bence en az bi 3 yıl daha sürecek gibi..

Savaş esnasında ülkenin üretimi artık savunma sanayine dönmüş durumda.. ASELSAN ROKETSAN DENİZ KK gibi kurumlar kendilerine taşeron şirketler bulup demir çelik freze torna tezgahı olan şirketlere iş taşere etmekteler..

Bir yandan Selçuk Bayraktar’ın T3 vakfı Türkiye Teknoloji Takımı gibi girişimleri ile Bayraktar İHA üretimi, sürü İHA projeleri gibi girişilmiş sürmekte geliştirilmekte olan projeler var

Milgem gibi Deniz KK, Tübitak gibi kurumların yaptığı füze-akıllı füze teknolojileri projeleri, Münferit olarak geliştirilen köşe silahları gibi, denizaltı-torpido projeleri gibi şeyler var..

İşin bir yanında ise Akdeniz’de Kıbrıs ve kendi açıklarımızda yürütülmekte olan Petrol doğal gaz arama gemilerimize eşlik eden Deniz Kuvvetlerimiz ve buna gerginlik olarak bakan İTALYAN-FRANSIZ-RUM-AMERİKAN-KATAR gibi ülkelerin deniz kuvvetleri ile çekişmemiz var

Ege’de ise yıllardır bitmeyen bir gerginlik var.

Tarımda ise geçtiğimiz yıl tanzim satış gibi şeyler yaşandı.. piyasada durumlar nedir bilmiyorum.. ancak ülkedeki insanların karnı doyacaksa tarımsal üretimin ucuz ve bol olması gerekir.

Tarımın hammaddesi tohum gibi görünse de her tohumun “SU”ya ihtiyacı vardır..

Çiftçinin suya ulaşımı kolaylaştırılmalı, üretim hızlandırılmalıdır.. bakalım gidiş ne olacak..

Yoksa ülkecek aç kalacak gibiyiz geçen sene olduğu gibi 7 liraya patates 20 liraya biber alırız.

Ülkenin içinde bulunduğu duruma baktığınız zaman, İnşaat ve inşaata bağlı ekonomiler batmaya başlarken artık demir-çelik ve hammadde endüstrisinin zamanının geldiğini, gelmek zorunda olduğunu görmelisiniz.

Savunma sanayindeki küçük şirketlerin ihtiyaçları işlenebilecek demir-çelik-alüminyum vs takoz hammadde

bunu işletecek makina mühendisleri-malzeme mühendisleridir

hammadde üretimi savaş ekonomisi devam ettikçe ilerleyecektir.

Devlet eğer İHA gibi şeyler yapacaksa Demir-Çelik – Hafif Alüminyum – Krom gibi şeylerin üretimini teşvik edecektir. Bu madenciliğe olumlu bir etki edecektir. Aynı şekilde Kömür madenciliği de olumlu bir şekilde etkilenecektir.

İnsanların kullandığı suyun %70’i tarım sektöründe kullanılıyorsa ve ülkedeki insanlar aç kalmayacaksa, Tarım su sektörü olumlu şekilde etkilenecektir.

O kadar zemin etüt şirketi var ne olacak peki?
Çok küçük şehirdekilere bişey olmayacak bence.. ama rekabetin olduğu büyük şehirlerde ve rekabetin olduğu küçük şehirlerde artık bu zemin etütçü şirketler farklı sektörlere kayacaklar.

Hal böyle olunca zeminci jeologlar ve jeofizikçiler zeminden ellerini çektiklerinde meydan inşaatçılara kalmasın diye JMO JFMO çingene çingene açıklamalar yapacak..

Jeofizikçiler açısından değişen bişey yok kendi ellerinde ekipmanları olduğu sürece aynı ekipmanı farklı amaçlar – sektörler için kullanabilirler iş jeologlara düşünce.. zemin işinden sektör değiştirenler daha büyük şirketlere maden sektörü gibi yerlere maaşlı olarak girebilirler. sondaj işini iyi bilenler her yerde işe girebilirler..

Dediğim şu, ülkede zemin etüdü furyasının mumu sönüyor.. hep birlikte mumu bitirdik şimdi bi rüzgar esmesin de sönmesin diye beklememizin alemi yok..

Ülkenin değişen ihtiyaç açığına fayda sağlama amacıyla jeologlar her yerde çalışabilecektir. olan patronu olduğunuz işinize olacak orası kesin..

Heralde zemin labları sonsuza dek çalışacak gibi geliyor bana ya bakalım..
saçmaladım mı la 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up